Bir ismin soyut veya somut olup olmadığını belirlemek, dilin inceliklerini anlamak açısından oldukça önemlidir. Somut isimler, fiziksel varlıklar veya duyularla algılanabilen nesnelerle ilişkilidir. Öte yandan, soyut isimler ise hissedilen veya düşünceyle kavranabilen kavramları ifade eder. Bu ayrım, dilin yapı taşlarını anlamak ve doğru kullanmak için kritik bir rol oynar.
Bir ismin soyut mu somut mu olduğunu anlamak için şu kriterlere bakılabilir:
Somut İsimler: Beş duyu organından herhangi biriyle algılanabilen, yani elle tutulabilen, gözle görülebilen, koklanıp tadılabilen ve duyulabilen varlıkları karşılar. Örnekler: sıcak, ağaç, ses, parfüm, duman, toprak, rüzgar, hava, göl, ev, kalem, sarı, soğuk, yağmur, gürültü, karanlık, çiçek, acı, armut, taş, sinir (organ), elbise, sandalye, araba, telefon, çanta, bilgisayar, kitap, anahtar, saat, kedi, köpek, bisiklet, televizyon, bardak, yastık, ayakkabı, yemek, şapka.
Soyut İsimler: Beş duyu organından hiçbiriyle algılanamayan, var oldukları hisler ve düşünce yoluyla bilinen kavramları karşılar. Örnekler: aşk, sevgi, özlem, kaygı, öfke, insanlık, bilgi, günah, kötülük, keder, sevinç, rüya, acımak, umut, anlayış, saygı.
Ayrıca, bir kelime cümle içinde kazandığı anlama göre somut veya soyut anlam kazanabilir. Örneğin, "soğuk" kelimesi tek başına somut anlamlıyken, "Bu soğuklukla kimseyle yakınlık kuramayacağını ona söylemiştim" cümlesinde soyut anlam kazanmıştır.